31 Ekim 2014 Cuma

CHP İl Başkanı'ndan çarpıcı açıklamalar

chp-il-baskanindan-carpici-aciklamalar

Yerel seçime kilitlenen CHP’de bütün ilçelerde aday adayı bolluğu yaşanıyor. Benzer durum, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı için de geçerli… CHP İl Başkanı Mustafa Öztürk, bu durumun CHP’nin “sosyal demokrat” yapısından kaynaklandığını söylüyor.
13 Nisan 2013 Cumartesi 17:44

RÖPORTAJ: Selda ÖZTÜRK- Geçtiğimiz günlerde Ankara’ya giderek CHP örgütlerinin aday belirleme tercihleriyle ilgili olarak CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na bir rapor sunan Mustafa Öztürk, Muğla’ya dönüşünde CHP tabanını rahatlatan açıklamalarda bulundu. Ancak ortada kesinleşmiş bir karar yok… Genel Merkez, Muğla ve diğer illerde kamuoyu yoklamaları yapıyor. Bu arada örgütlere de “sahada çalışın” talimatını veriyor… Ancak her şey 2013 Eylül-Ekim ayında belli olacak… CHP İl Başkanı Mustafa Öztürk ile seçim sürecini, aday adaylarını ve Muğla’nın sıcak gündemini konuştuk. 

 

CHP Genel Başkanı ile görüşmenizin ardından bazı ilçelerde önseçim, diğerlerinde temayül yoklaması yapılacağını açıkladınız. Bu bir öneri mi yoksa kesinleşmiş bir karar mı?

Biz Genel Başkan’ımıza ‘Muğla CHP olarak’ önerilerimizi paket halinde ilettik. ‘İlçelerde kamuoyu yoklaması yaptırın, biz de üyelerimiz, tabanımız ne istiyorsa onu size bildirelim’ dedik. Sandığı koyacağız, kim çıkarsa Genel Merkez’e sunacağız.  İkisi çakışırsa problem yok. ‘Tercihinizi örgütten yana yaparsanız, bizleri rahatlatırsınız’ dedik. Çünkü belediye başkanı ile örgütler çalışacak.

 



Genel Merkez’in anketinden ve CHP örgütlerinin kuracağı sandıktan başka başka isimler çıkarsa son söz kimin olur?

Şu gerçek ki, anketlerde belediye başkanları daha şanslı olur. Hangi partiden olursa olsun… İnsanlar, telefonlarının dinlenmesinden bile korkar hale gelmiş. Pek çok kişinin Belediye ile işi var! ‘Acaba benim cevabım Başkan’ın kulağına gider mi?’ endişesi taşıyanlar bile var. Böyle bir anketten çıkan sonuç ne kadar sağlıklı olabilir ki…  Önemli olan benim partimden kimi görmek istediğimdir. Üstelik Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için bir kamuoyu araştırması yaptırsanız, nerede ve kimlere sorarsınız? Göktepe’ye gitmezsiniz. Bekçiler’e ya da Gümüşlük’e gitmezsiniz. Kent ya da ilçe merkezlerinde yaparsınız anketi. En fazla 2 bin 500 kişiye sorarsınız. Bu nedenle, Büyükşehir adayını biz bütün üyelerin katılımıyla belirleyelim istiyoruz. 

 

Kılıçdaroğlu, CHP’nin mevcut üye yapısıyla ‘önseçim’ yapmak istemediğini söylemişti. 

Bir konuşmasının içinden cımbızlanmış bir bölümdü o. Bana göre, Datça, Ula gibi küçük ilçelerde üyelerin meyil yoklamasıyla aday belirlenmesi en sağlıklı olanıdır. Böyle bir ilçenin 1100 üyesi, 80 delegesi var. Üyeye gitmek daha mantıklı.


Önseçim yapıldığı taktirde seçime 50 gün kala aday belirlenmesi söz konusu olacak. 50 gün, kısa bir süre değil mi?

CHP’nin olduğu ilçelerde ön seçim olsun istedik. Çünkü, belediye başkanımız olan yerlerde şimdiden başkanlık kavgasına tutuşulması, mevcut başkanlarımızın hizmetini aksatır. Ama CHP’li olmayan ilçelerde adaylarımızı erken açıklamamız mantıklı olur. Böylece beldeleri, köyleri dolaşıp kendilerini ve projelerini anlatma fırsatı bulabilirler. Örneğin bir ilçede 100’ün üzerinde köy var. Bodrum’da 11 belde var. Belediye başkanımızın olmadığı ilçelerde aday adaylarımızın şimdiden çıkıp köy köy, belde belde dolaşması ve projelerini anlatması en doğrusu. 

 

CHP aday adaylarının birbirlerine yönelik eleştirilerinden rahatsız oluyor musunuz?

Hayır. Herkes konuşmalı. Ancak bunun da bir çizgisi olmalı. Bazen çizgiyi aşıyorlar ama CHP sosyal demokrat bir partidir. Bizi AKP’den farkı kılan da bu özelliğimiz. Bizde herkes aday adayı olabilir, herkes dilediği gibi konuşabilir. Ama ‘kişisel tartışmalara girmeyin’ diye uyardığımız oluyor arkadaşlarımızı. 

 

Aday adaylarının Ankara’dan onay alarak işe koyulmasına ne diyorsunuz?

CHP’nin tüzüğünde aday belirleme konusunda bir belirsizlik var. Şayet tüzükte Büyükşehir Belediye Başkanlığı için ‘merkez yoklaması’ yapılacağı belirtilseydi, herkes bavulunu toplayıp Ankara’ya giderdi. Şimdi Büyükşehir’in adayını nasıl saptayacağı belirsiz. O yüzden bazı söylentiler dolaşıyor ortalıkta. Merkezden atanacak, şu isim gündemde gibi… Aday adaylarımız da önlerini görmek istiyor. Fevzi Topuz da Genel Başkan’ımızla görüştü. Sayın Kılıçdaroğlu, bize söylediklerini kendisine de iletti.  Fevzi Bey’i rahatlatan, Genel Başkan’ın ‘örgütlerin bilgisi dışında atama yapmayacağım’ sözleri oldu. Tıpkı Musa Gökbel’in de yaptığı gibi… Eski CHP’lidir Musa Bey. Bir ara verdi. Geldi aslanlar gibi aday adayı olduğunu açıkladı. Şimdi dolaşıyor.

 

Nasıl bir Büyükşehir Belediye Başkanı istiyorsunuz?

Tüm üyelerin seçtiği belediye başkanı benim özlediğim başkandır. Büyükşehir Belediye Başkanı halkla iç içe olmak zorunda. Muğla’nın en uç noktasındaki köy bile ondan sorulacak. Oraları görmesi, tanıması lazım. Muğla bir metropol kenti değil. Bir yerde tarım, bir hayvancılık, bir yerde turizm var. Her sektör için ne düşünüyor, nasıl projeleri var? Bunları anlatması lazım. 


AK Parti’nin bu yerel seçimlerde Muğla’da çok ciddi bir seçim çalışması yürüttüğünü görüyoruz. Seçim dengeleri 2014’de değişebilir mi?

Muğla’da sağ partinin belediye başkanlığını aldığı vaki değil. AKP’nin Muğla’dan beklentisi farklı. Onlar iki şey istiyorlar. Bunlardan biri, geçtiğimiz günlerde Köksal Toptan tarafından dile getirildi. Karabük, Bartın ve Zonguldak’ın birleştirilerek büyükşehir olmasını önerdi. Bunun anlamı ortada. Yavaş yavaş eyalet sistemine doğru gitmek. İkincisi ise Muğla büyük bir rant bölgesi. Sayın Başbakan Muğla’ya çok saldıracaktır. Bunu görüyoruz. Bodrum’daki bir çok koyları, özel imar yasalarıyla birilerine verdiler. Muğla’da öyle çok koy, bakir kıyı var ki. 


AK Parti, CHP’li belediyeleri büyük projeleri yaşama geçirmemekle tenkit ediyor. Neden?

Bizim başkanlar, onların gönderdiği müfettişlerden kurtulmak için uğraş veriyorlardır da ondan! O kadar çok müfettiş geliyor ki. Buna rağmen her belediye başkanımız kaç dönemdir halkın teveccühü ile yeniden seçiliyor. Halkına bir şey vermese seçilebilir mi? Belediyelerin en büyük projesi ‘halk’tır. Halka inmektir. Kaldı ki, bugün CHP’li belediyelere ayrılan bütçelerle öyle dev projeler yapılması mümkün değil. AKP 11 yıldır iktidar. Muğla’ya verdiği tek şey yollar! Ama Muğla’da sattıkları bunun beş on katı. Satılan kıyılar, koylar bir tarafta, özelleştirilen işletmeler diğer tarafta. Kolay kolay hiçbir belediye başkanı altyapıya girmez. Ama CHP’li başkanların hepsi, kanalizasyon, arıtma tesisi vb. hizmetler için koşturuyor. AKP’li başkanlar ise Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan aldığı ekstra paralarla reklam yapıyor. Bu şuna benziyor: İki çocuğunuz var. Birinin eline sucuk ekmek verirken, diğerinin eline kuru ekmek sıkıştırıyorsunuz. 

 

Teftişler var mı şu sıralar CHP’li belediyelerde?

Her zaman var. Bizim başkanlarda, rüşvet, ihaleye fesat karıştırmak gibi şeyler olmadığı için ancak ufak tefek evrak eksikliği varsa o çıkıyor. Ama Türkiye’deki bazı belediye başkanları öyle mi? Örneğin Kayseri Belediye Başkanı var. Hakkındaki iddialar ayyuka çıktı. Elazığ, Malatya başkanları keza öyle. Ama ne soruşturma var, ne başka bir şey! Ben Osman Gürün’e bakıyorum. Pırlanta gibi adam. Paraya ihtiyacı yok çünkü. Hali vakti yerinde. Muhammet Tokat, Hasan Haşmet Işık aynı şekilde. Nerede hata yaparlar? Örneğin belediyesinde bütçe sıkıntısı nedeniyle belli kadrolar yoksa, dışarıdan hizmet almaya çalışır. Zorunludur çünkü. Ama AKP’li başkan aynı hizmeti bir kamu kurumuna telefon açıp sipariş usulü bedelsiz alır! Halbuki aynı haktan CHP’li belediye de yararlanmalı. Kaymakamlar, Valiler AKP’nin memuru gibi çalışıyor artık. AKP’nin ilçe başkanı çıkıp vatandaşa diyor ki ‘şu hastaneyi şuraya aldıracağım!’ Onu sen yapmıyorsun ki, devlet yapıyor. Ama işte devletin imkanlarından yararlanarak seçim propagandası peşinde… Bizde böyle bir şey yok.


CHP’nin bazı belediyelerinde “kadrolaşma” iddiaları gündeme geldi. Milas’ta bir yayın organı listeler yayınlıyor. Var mı böyle bir kadrolaşma?

Bir Belediye’de sadece memurlar çalışmaz. Sözleşmelisi de olur, işçisi de… AKP ile bizim aramızda çok büyük bir fark var. Onlar, bir işçiyi alacakları zaman, önce “git partiye üye ol, şu kadar aidat öde gel” derler. Bizde böyle bir durum olmaz. Milas Belediyesi’ndeki işçilerin çoğu geçmişten bu yana orada çalışan insanlar. Yıllardır Milas Belediyesi’ni CHP yönetir. Bir dönem DP’ye geçti. Ali Doğan Serçek, Fevzi Başkan ve Hürol Önder vardı yönetimlerde. İşçilerin çoğunu da Hürol Önder almıştır. Önder AKP’ye geçerken, işe aldığı kişiler de arkasından gitseydi bugün bunları konuşuyor olmazdık. İşçiler, kendilerini satmadılar. O gazeteler de Hürol Önder’den aldığı kaynaklarla yapıyor bu haberleri. Olay bu. 

 

Oradan Bodrum’a geçelim. Mehmet Kocadon’un CHP’nin adaylığı konuşuluyor sıklıkla.

Bize gelmek isteyen herkese hoş geldin deriz. Kimseye niye geldin diye sormayız. Gelirse ne olur? Valla iyi olur. Sonuçta Bodrum Belediye Başkanı. Ama adaylık işi farklı. Sayın Kocadon, partimize gelmek isterse buyursun, üye olsun. Bizim aday belirleme yöntemimiz var. Gelip çalışır, Eylül ayına kadar kamuoyu yapar. Ortaya koyacağımız sandıktan ismi çıkarsa da aday olur. Ama bunları konuşmak bana ters geliyor. Beyefendi DP’nin belediye başkanı. Kendisi sansasyonu da pek seviyor. Bir ara DYP Genel Başkanlığına aday olduğunu söylemişti. 

 

Marmaris’in gündeminde de yine Belediye Başkanı Ali Acar’a yönelik bir dava var. Hatta bu davaya Ceyhan Mumcu müdahil oldu… O konuyu takip ediyor musunuz?

Ceyhan Mumcu’yu tanımıyorum. Ama Karacanlar AKP’lidir. Ceyhan Mumcu herhalde avukatlık işini aldı. Başka türlü bir şey olamaz. Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar, Marmaris’i Marmaris yapmak için ne kadar kaçak yapı varsa yıktırıyor. Belediye’ye gelir getirenler de dahil! Bugün Marmaris temizliğiyle, meydanlarıyla olağanüstü bir değişim yaşadı. Adam Marmaris aşığı. Ben ona ‘Marmaris faşisti’ diyorum. Marmaris’te de bir AKP adayı var. Liman İşletmeleri’nin ve Albatros Marina’nın sahibi. İşlerini biraz daha büyütmek istiyor herhalde. Benim de eski patronumdur kendisi. Olay bundan ibaret. Şunun altını çizmekte yarar görüyorum. CHP’li belediyeler, halkın yararlanması gereken yerlerin ‘kişilerin’ emrine verilmesine karşıdır. Bizim politikamız böyle. Bugün Bodrum’un girişine bakın. Bir otel, denizin etrafını çevirmiş, kim inebiliyor o sahile? Marmaris’te öyle mi? İçmeler’e kadar sahilden yol uzanıyor.  İşte bu politikaya saldırıyor AKP’liler. 

 

Geçtiğimiz günlerde Van’dan Muğla’ya gelen konteynerlarla ilgili bir açıklamanız oldu. Sığınmacıların Muğla’ya getirileceği yönünde şüphelerinizi neye dayanarak dile getirdiniz? 

Muğla kamuoyunda o konuda müthiş bir endişe vardı. Konteynerlar gelmeye başladıktan sonra, bize gece gündüz telefon geliyordu. Biz de sorduk: “Bunun için mi getiriyorsunuz?” diye… Çünkü bir söyledikleri bir söylediklerine uymuyor. ‘Deprem önlemi’ diyorlar. İstanbul’a niye götürmüyorsunuz? Orada bir deprem olursa - ki bekleniyor- daha çok ihtiyaç yok mu? Peki Muğla’ya getirdin, neden Fethiye’ye götürmüyorsun bir kısmını? Bunlar kuşku yaratan şeyler. Üstelik AKP’nin bir yasa hazırlığı gündemdeydi. Sığınmacılara ‘erken vatandaşlık hakkı kazandırılması’ konusu. Ne olur ne olmaz! Sayın Başbakan’ın gözü Muğla’da çünkü. Sayın Vali, yanıt verdi. Ne ilgisi var ki? Hükümet getirir onları. Üstelik Türkiye’ye gelenler sadece rejim aleyhtarları değil. İçinde terör örgütü PJAK’tan da insanlar olabilir. 

 

Son dönemde Muğla Üniversitesi’nde yaşanan bazı tatsız olaylar gündeme geldi. Bu konuda bir endişe yaşıyor musunuz?

Olaylar sırasında Muğla’da değildim. Ama duyumlarımız iki farklı görüşün karşı karşıya geldiği yönünde. Bu tür olayları tehlikeli görüyorum ve büyümemesi en büyük dileğim. Sayın Başbakan bu ülkeyi taraf etti. Şimdi bertaraf etmek istiyor. Nevruz kutlamalarında Türk bayraklarının olmaması, işgalci Türkiye gibi pankartlar açılması, buradaki insanları biraz daha milliyetçiliğe sevk ediyor. Toplum zaten diken üzerinde. Bizler 12 Mart’ı, 12 Eylül’ü yaşadık. Çok acı çektik. O zaman da işin içinde dış güçler vardı. Bugün de aynı şey yaşanıyor. İnşallah büyümez. 

 

CHP İl örgütü, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nu Muğla’da ağırlayacak. Ziyaretin tarihi belli mi? 

Genel Başkanımız Nisan sonu, Mayıs başı gibi Muğla’ya gelecek. Fethiye’den başlayan iki günlük bir program olabilir. Bu arada Muğla Belediyemizin yaptığı arıtma tesisinin açılışı gerçekleşecek. İl binamız ve Yatağan Belediyesi’nin yaptırdığı restorasyon çalışması için tören düzenlenecek. Milas’ta bir program olur. Toplam iki gün süren bir programı var. 

 



Haber okunma sayısı: 1444

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • ön seçim

    Misafir 29 Nisan 2013 17:41 anket boştur anket saglıksızdır chpnin üyeleri seçimin kimle alınacagını bilmektedir küçük ilçelerde ve bütün beldelerde üye bazında ön seçim olsun büyük yerlerde ön seçim ve anket olsun ama ön seçim önemli olsun böyle belirlersek aday larımızı chp büyük oy artıracaktır

DİĞER HABERLER


GÜNDEM

Torba Yasa İçin 10 Bin Başvuru!

MİTSO'yu ziyaret eden Muğla Vergi Dairesi Başkanı ve çalışma arkadaşları Muğla'da torba yasanın getirdiği

'Bu Çapsız Adamlarla Nereye Kadar?'

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, okullardaki idareci atamalarına tepki

İşsizlik, Marmaris'te Konuşuldu

Muğla Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü tarafından Marmaris'teki bir otelde düzenlenen "İnsan Kaynakları ve

BBP İl Başkanı Akın'dan Cumhuriyet Mesajı

BBP Muğla İl Başkanı Harun Akın, Cumhuriyet'in 91. kuruluş yıldönümü ile ilgili bir kutlama mesajı

Datça'da 89 Mülteci yakalandı

Datça'da 89 mülteci ve bu kişilere yardım eden 2 Azeri organizatör yakalandı.

Aydın Ayaydın Yatağan'da

CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın Yatağan'daydı.

MUĞLA - HAVA DURUMU

MUGLA